10 Aralık 2010 Cuma

Acı çekmek / İş yapmak/ Hobi


Rahmetli Evren Günay ile mağaracılık yaparken, yavaş yavaş etrafımızdakileri de etkileyerek "acı çekmeye" geldik diye bağıra bağıra gezilere giderdik. Mazoist değildik ama kendimizi hem zor koşullara hazırlamak hem de gaz vermek için böyle bir söylemde bulunurduk.
Araştırdığımız mağara hele hele zorlu ve devam eden bir mağara ise ve keşfe devam etmek istiyorsak bu noktadan sonra mağaracılığa hobi olarak bakmıyorduk, bakamazdık. Mağaracılık gibi HOBİ olarak zaman harcadığımız her uğraşta zorlanmaya başladığımız an, ki bu fiziksel veya ruhsal olabilir,  şevkimiz kırılır, heyecanımız gider ve sonunda da bırakırız.
Mağaracılık, bir hobi olabilmek için, bir-iki gömlek bol gelen bir uğraştır. Mağaracılığın sportif yönüyle uğraşıyorsanız, kondisyonlu olmanız lazım, zorluklara gelebiliyor olmanız lazım, hem fiziksel hem de ruhsal hazır olmanız lazımdır. Mağaracılığın ilgili olduğu bilimsel alanlardan birisiyle uğraşıyorsanız, o bilime yatkın olmanız lazım, bilgili olmanız lazım, en basitinden harita çizmek için bile uzun eğitimlerden geçip, saatlerce soğuk, ıslak ve karanlık ortamda ölçüm almanız lazım.
Acı çekmek her ne kadar fiziksel bir zorluğu çağrıştırsa da, aslında her bakımdan hobicilikten öteye atlamak demektir. Mağaracılık, hobi olamayacak kadar güzel, zevkli çok yönlü ama aynı zamanda acı verecek kadar da meşakkatli bir uğraştır. 
Acı çekme tahammülümüzü yukarı çekelim hep beraber ve acı çekmeye gidelim :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ASPEG Yayınları

http://issuu.com/aspeg