9 Mayıs 2011 Pazartesi

Sanal Alemde Mağaracılık /Gruplar arası İletişim(sizlik)


Uzun zamandır yazayım mı yazmayayım mı diye kararsız kaldıktan sonra yazmaya karar verdim. Bir aralar merak edip, hangi derneğin ve kulübün websitesi var kaçı güncel diye bir tablo hazırlamıştım. Aradan aylar hatta bir yıl geçti ve bir "fake" ney? "fake" mağaracılık federasyonu websitesi çıktı ortaya. Kullanılan üslubu sevmesem bile müthiş bir eşek şakası ile aslında çok basit bir websitesinin yapılabileceğini ama kimsenin ilgilenmediğini gösteren bir şakaydı. Aşağıda üniversite kulüplerinin isimleri var. Yaklaşık 12 mağaracılık üniversite kulübü var. AKÜMAK, ANADOSK, ANÜMAB, BÜMAK, DAUM-KAG, DEUMAK, EMAK, HÜMAK, İTÜMAK, MÜMAK, MUMAT, ZÜMAK. Yaklaşık diyorum çünkü bir tanesi yeni kuruldu bir tanesinde diğer doğasporları var. Bu kulüplerden 2 tanesinin websitesi yok. 6 tanesi güncel diğerleri ya statik hiçbir güncel bilgi yok ya da güncellenmemiş. Websitelerinin %50'si güncel tutuluyor. Bu rakam iyi midir? Bilemiyorum.
Mağaracılıkla şu da bu şekilde uğraşan dernek ve grup (MTA dahil) toplamı ise 11'dir. Bunlardan sadece 4 kurum websitelerini güncel tutuyor. 4 kurumdan birisi, bir derneğin şubesi bu arada. 11 tane gruptan 1 kurumun websitesi yok diğerleri ise çok eskiden kalma veya güncel değil statik bilgiler mevcut.
Bu kurumlar arasında federasyon yok tabii ki zaten websitesi'de yok. 
Gelelim facebook'a. Yaklaşık 23-24 tane mağaracılıkla ilgilenen kurumların arasından 15'inin facebook'ta sayfası var. 24 gruptan sadece 2 kurumun blog'u var websitesi haricinde. 24 gruptan sadece 2 kurumun elektronik bülteni, 3 kurumunda ortak bir elektronik bülteni var. Yani toplamda 5 kurum.
Sempozyum'da herkes iletişimsizlikten dem vurdu hatta federasyon bu konuda karar almış sempozyumlar bundan sonra her yıl yapılacakmış iletişimi artırmak için. Aslında anlamadığım bu kadar elimizde teknolojik imkan varken neden birbirimizle iletişmiyoruz. Tembellik mi? vaktin olmaması mı? gönüllü insanların olmaması yani insan gücünün olmaması mı?
Mağaracılık gibi konuda ufku açık olan Türkiyemizde, araştırılmadık yüzlerce binlerce mağara dururken, mağaracılar olarak birşeyler yazmak ve üretmek için endişe duymalıyız. Yazı yazmak ama iyi ama kötü, bizden sonra gelecek arkadaşlara mutlaka yazılı bilgiler bırakmak kaygımız olmalı.  Oturduğumuz yerden "herşey olacağına varır", "su yolunda ilerler" filan gibi bir takım beylik laflarla bu işler olmuyor, olmayacak. Endişe ve kaygı duymalıyız. Bir rapor yazılmadığında veya harita çizilmediğinde rahatsız olmalıyız ve birbirimizi dürtmeliyiz. 
Elimizin altında her şey var. Bilgisayarlar, klavyeler, çizim programları daha neler neler. Hatırlıyorum ilk raporumu BÜMAK'ta varolan dandik bir daktilo ile yazmıştım. Elimizdeki buydu. Şimdi köşebaşında kafeler var internetli veya internet kafeler var en ücra köylerde bile. Gezi yaparken bile güncel an be an neredeyse yazı yazacak ve birbirimizle iletişim kurabileceğimiz imkanlar var. En son gezide Metin, kayaağıl'ın fotoğrafını çekmiş bende başka köyde kamptayım cep telefonuma foto yolladı. Bu kadar yani.
Eee? ne duruyoruz arkadaşlar, ileteşelim. Daha neyi bekliyoruz ! 

ASPEG Yayınları

http://issuu.com/aspeg