1 Temmuz 2015 Çarşamba

IRAN MAĞARA KURTARMA GEZİSİ
18-28 HAZİRAN 2014

3.GÜN

Sabah saat 9:00'da salondaydık. Teorik eğitim aldık. Bu sefer karşı denge (counter weight) sistemleri ile kazazedeyi taşıma ve bir istasyondan öbür istasyona havadan geçirmek, organizasyon şeması nasıl olmalı kim nerede ne yapar bir kaza anında oldukça detaylı teorik eğitim aldıktan sonra gene iplerin üzerindeydik.

Yemek yediğimiz ve teorik eğitim aldığımız ufak salon. Soğutma sistemi var sağdaki kütüphane ise oldukça şaşırtıcı. İçinde neredeyse her konudan kitap var
1 saat dünkü yaptığımız kendi kendini kurtarma tekniklerini pekiştirmekle geçti ve sonra karşı denge kurtarma sistemlerine geçtik.
Alireza, Mahyar'la teknikleri gösterirken.

Bir şey daha dikkatimi çekmişti. Özellikle Areş isimli başka mağaracı bizimle eğitim alıyordu. Sonradan Hilal-i Ahmer'de çalıştığını öğrendik. Bütün bu eğitimlerde ve mağaradaki pratiklerde Iran Kızılay personeli çok yardımcı oldu. Meryem ve Zehra'da zaman zaman SRT kuşanarak bize yardım ettiler. Kızılay'ın tam teşekküllü bir ambulansı salonun önünde beklemedeydi.

Ambulans
Maalesef yaşlanıyorum artık. Sol dirsekteki kemiğe bağlı kaslar ve kemiğim ağrıyordu, bu da kötü bir şey özellikle cumar'dan desandöre geçerken sol elimdeki kasları kullanıyorum ama acıyor. Neyse ki hilal-i ahmer var. Hemen müdahale yapılıyor ve sargıya alınıyor. Biraz daha rahatladım, akşam yanımda getirdiğim kas acısını giderici spreyden sürmeye başladım.

Sol dirseğe müdahale yapıldı ama 3 gün devamlı ağrıdı. Musa'da bizimleydi.
Hilal-i Ahmer'le olan organik bağları ilginçti. Sonradan öğrendik ki, bir kaza anında her şeyden sorumlu Kızılaymış. Yani her şeyden önce Kızılay'a haber veriyorsunuz (diğer yerel yetkililerle beraber) fakat mağara ağzına gelindiğinde bir şey yapamıyorlar. Sanırım Kızılay çalışanlarını eğiterek, federasyon bazında bir kurtarma grubu kurup, resmi olarak mağara içinde kazazedeye müdahale izni isteyeceklermiş. Dolayısıyla resmi olarak artık onlarda Kızılay'dan aldıkları yetkiyle mağara kurtarma da rahatlıkla çalışabilecekler.

Arada güzel sürpriz oldu ve Çukurpınar'a gelen Musa ziyaretimize geldi :) Musa Türk olduğu için anlaşmamız kolay oldu geçen yıl ve kendisini özlemiştik. Sağ olsun yarım gün bizi bırakmadı ve bizim yaptıklarımızı seyrettikten sonra işine geri dönmek zorunda kaldı.

Günün diğer sürprizi ise mağara telefonları idi. Çukurpınar'da fotoğraflarını çektikleri telefonlardan 6 tane yapmışlardı ve üstüne üstelik bütün kart sistemi reçine içinde olduğu için tamamen su geçirmez olmuştu. Su geçirmezliğini gösteren bir video sundular, tamamen suya batırdıktan sonra çıkartıp konuşmaya devam eden kısa bir video. Valla ne diyeyim, hafif kıskanmadım değil. Zamanında (2009'du galiba) Heyphone'nun internette her türlü devre ve akım şeması, parça listesi olmasına rağmen, bizim mühendisleri şevklendirememiştim. Murat Eğrikavuk, yapmak daha pahalı olur biz bunu satın alalım demişti..Bilemiyorum kim haklı. Gayri insiyatif olarak sordum "almaya kalksak kaç para olur, Hüseyin? diye, tanesi 60 dolar dedi.

Bakalım, üretmeden nereye kadar tüketeceğiz hep beraberce göreceğiz.


Mağara Telefonları



Üzüm salkımı gibi sarkmış, eğitimlere devam...

Alireza, organizasyon konusunda eğitim verirken

Bernard Tourte'nin imzaladığı FF Mağara Kurtarma El Kitabı

Kazalar konusunda istatikler

3'lü döşeme bağlantısı yapmak...

Karşı denge tekniği. Ben regülatör, Umut karşı denge.

Selin'in olduğu istasyon'dan kazazedeyi bizim istasyona alıyoruz

Her teknik yapıldıktan sonra kısa değerlendirme konuşması

Ekipçe fotoğraf, günü bitirdik yorgunuz ama mutluyuz.
3 noktalı döşemede de ilginç bilgiler öğrendik. Bir kere döşeme yapılan yere son bağlantı noktasına uzaklık 10 cm geçmeyecek, 3 döşeme noktasının açılarını dikkate almıyorlar, önemli değil diyorlar. Evet, farklı bir şeyler öğrenmiştik.

Bu arada Hüseyin'in aynı zamanda Hilal-i Ahmer çalışanlarına eğitim veren eğitmen olduğunu giydiği tulumdan anladık. Yakasında Prof. yazıyordu. Şaka değil ciddi.

Akşam 6:00-6:30 gibi işimiz bitti. Oldukça yorgunuz ve eve gidiyoruz. Eve geliş, duş falan filan derken yemek gene 10:00 gibi geldi...Yatmamız 12:00'yi buldu, gene uykusuz geçecek olan bir gece. Herkes internete girmeye çalışıyor ama nafile, İran hükümeti filtreleme yapıyor sadece What'sup çalışıyor. Bu arada iki gündür bir yere çıkamadık...

Yorgunuz ve yattık

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ASPEG Yayınları

http://issuu.com/aspeg