10 Aralık 2010 Cuma

Para ve Mağaracılık


Mağaracılık ve para, yan yana düşünüldüğünde genelde çoğumuzda amatör ruhluktan çıkmak, davaya ihanet gibi gözüken kavramlar gibi gözüküyor.
Bir kişi diyelim mağaracılığa ilgi duydu ve bu işe gönül verdi. Gönül vermesi yetmiyor tabii bayağı bir para vermesi de gerekiyor. Mağaracılık malzemelerini almadan evvel kamp malzemelerini alması gerekiyor kişinin. Uyku tulumu, mat, çadır, sırt çantası ve kamp giysi ve ayakkabıları başlangıçtır. En ucuzundan dahi olsa yukarıda malzemelerin bedeli 1000 TL’yi rahatlıkla geçer. Şimdi bu kişi mağaracılığa başlayacak, diyelim ki önce yatay mağaralara girdi. Düzgün bir şekilde malzeme almaya kalkarsa dış tulum, iç tulum, çizme, mağaracı kaskı, fener ve/veya karpit lambası toplamda 500 TL’ye yakın bir meblağ tutacaktır. Eh, şimdi bu kişi devamlı yatay mağaralara girecek değil ya, dikey mağaralara da girecek, araştırma yapacak. Tek ip üzerinde inmeye ve çıkmaya yarayacak malzemeler: indirici, el ve göğüs kıskacı, emniyet kemeri, göğüs çaprazı, karabinler dediniz mi yaklaşık 500 TL’ye yakın bir meblağ’da bu teknik malzemeler tutacaktır. Evet artık ciddi ciddi her türlü mağaraya girmek için malzemeniz hazır ve bunun için yaklaşık 2,000 TL’ye yakın bir para harcadınız. Ama durun! Ya döşeme malzemesi.  Mağaraya girmek için ip lazım, karabinler, perlonlar gibi birçok teknik malzeme gerekiyor. Şimdi bu noktadan sonra kişisel olarak belki değil ama grup olarak yatırım yapmanız lazım. Ciddi derinliklerde ki (yatay veya dikey) mağaraları araştırmak, incelemek ve en azından haritasını çıkartabilmek için yaklaşık 10.000 TL’nin üzerinde malzeme almak gerekiyor.
Bu harcamaların ister kişisel ister grup olarak içine etkinlik harcamaları, diğer dernek harcamaları (kira, yayın ve benzeri)  ve bilimsel araştırmalar için yapılacak harcamalar dahil değildir…
Kısacası, mağaracılıkla uğraşmak pahalıdır.
Mağaracılık için ve mağaracılıktan para kazanmak, döner sermaye yaratmak…
Mağaralara zarar vermeyecekse, mağaracılığı yaygınlaştıracaksa ve ilerletecekse neden olmasın? Bir sonraki yazıda bazı fikirlerimi sizlerle paylaşacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ASPEG Yayınları

http://issuu.com/aspeg