KARLIK KUYLUCU : KARADENİZ'İN EN DERİN MAĞARASININ KEŞİF HİKAYESİ Elimdeki dalgıç projektörün ışığı karanlıkları deliyor. Dizime kadar kar içindeyim, ışığın aydınlattığı yere bakıyorum, lapa lapa yoğun kar yağıyor. Bir yandan müthiş bir sakinlik var içimde ama bir yandan da gecenin saat 10'nu olmuş ve bir an önce yayla evlerini bulmam lazım. Arkaya bakıyorum 8 kişi sırt çantaları ve mağaracılıkla ilgili teknik malzeme çantaları hafif endişeli ve yorgun yüzlerle bana bakıyorlar. Geldik mi? Bende aynı soruyu soruyorum kendime çünkü telefonumda GPS kayıtları var ama orman yollarını göstermediği için maalesef pek bir işe yaramıyor. Yine de beş on saniye karşımdaki manzaranın doyumsuz güzelliğine takılıyorum. Yolu kaybettim ve önümde düz bir alan var, bitiminde orman başlıyor ve her yer siyah bir örtü içinde ve ışığın önünde dans eden bembeyaz kar taneleri var o kadar. Geldik mi? 1-2 saattir “300 metre kaldı, 400 metre kaldı” şeklinde insanları oyalamayla geçti ama sanırım h...
Bu blogdaki popüler yayınlar
Makedonya 2.gün (26.06.2011)
Yazan Elif Usuloğlu Merhaba, İlk önce demek istediğim bir şey var. Makedonya'daki kızlara acıyın.Geleli 2 gün oldu Skopje ve Vesel de toplam 4 yakışıklı çocuk vardı.Ülkeye erkek açısından 10 üstünden 4 verdim.Neyse..Bugün ilk önce "Bay of Bones" müzesine gittik.Müzeden çıktıktan sonra orada göle girdik.Hayatımdaki EN SOĞUK girdiğim göllerden biri oldu:):)Birkaç saatlik yoldan sonra Ohrid'e ulaştık.Ohrid çok sakin güzel bir yer,gölün kenarında bulunuyor.Ohrid'te Türklerle karşılaşmak hoş oldu.Sokaklarda yürürken kenarlarda takı satan diğer yanda da kıpkırmızı güllerle yürümek çok güzeldi.Ohridte toplam 9 tane yakışıklı gördüm.Bu yüzden ülkeye erkek açısından 10 üstünden 8 verdim.:)Yemek yedikten sonra dondurma yemeye gittik.Hesap geldiğinde 7 top dondurma,bir ice tea ve bir duble epresso 390 dinar tuttu.Buda 15 Tl.100 dinar 4Tl. Ben Makedonya'yı anlamıyorum.Yarın Üsküp'e gidip Oanna'yla buluşcağız. ...
KARANLIĞI FOTOĞRAFLAMAK (YERALTI VE IŞIKLI FOTOĞRAF ÇEKMENİN TARİHÇESİ) Chris Howes
GİRİŞ Mağaraları ziyaret edenler genellikle başlangıçta günışığının olduğu ağızları ziyaret ediyorlardı ama özellikle kraliçe Elizabeth döneminde, merak düzeyi giderek artıyordu. Meraklı insanlar, gerçek anlamda mağaraların ne kadar ilerlediğini mağaraya girmeden, yüzeyden bir şekilde değişik yöntemler bularak keşfetmeye çalışıyorlardı. Mesela 1600 yılında Robert Dudley, Derbyshire’daki Eldon Hole mağarasına merak sarmıştı. Bu mağaranın ağzındaki karanlık deliğin, sonsuz bir boşluğa veya en azından bir iki bin feet derinliğe ulaştığı zannedilirdi. Dudley, gerçeği bulmak için, kölesi George Bradley’i bir ipin ucuna bağlayıp o karanlık derinlikten aşağı sallandırmıştı. Ne yapılsa da ip yetmemiş, zavallı köle yüzeye geri çekilmişti. Köle’nin saçları beyazlamış ve delirmişti zaten bir iki gün sonra da şoktan ölmüştü. Böylesi durumlar zaten mağaraları çevreleyen mit ve kahramanları aydınlatmak için yeterli değildi. 18 ve 19. Yüzyıllarda insanları okuma merakı sarmıştı. Bu da kitapla...
Yorumlar
Yorum Gönder